İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yemek Adabı

Son güncelleme tarihi Haziran 16, 2021

Fatma Çölaşan – TED Ankara Koleji ve ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü mezunudur. Sahibi olduğu GEN-TES Müh. Ltd. Şti. bu yıl 42. yılını kutlamaktadır. Firma, üst yapı (hastaneler, oteller, eğitim yapıları, iş-spor ve alışveriş merkezleri, askeri tesisler, askeri sığınaklar, hava limanı terminal binaları vb.) üzerinde mekanik tesisat tasarımı, tasarım danışmanlığı ve kontrolluğu, saha kontrolluğu konularında bugüne kadar yurt içinde ve dışında yaklaşık 400 kadar projeye imza atmıştır. Çölaşan ayrıca bireysel olarak Türkiye’de FIDIC sözleşmeleri ile gerçekleştirilmekte olan uluslararası finansmanlı inşaat işlerinde Uyuşmazlık Çözümü (Dispute Adjudication) hizmetleri ile, aynı Sözleşmeler hakkında seminerler vermektedir. TürkMMMB-Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin Geçmiş Dönem Başkanı, FIDIC 1996-2000 Yönetim Kurulu Üyesi (103 yıl içinde tek Türk ve ilk kadın üye), TTMD Kurucu Üyesi ve halen TOBB Teknik Müşavirlik Meclis Başkanı’dır. İki önemli uluslararası ödüle sahiptir. Bunlar FIDIC PRANGEY AWARD-2013 (100 yıl içinde verilen 12. ödül) ve REHVA Professional Award for Design- 2021’dir. TürkMMMB, TTMD, FIDIC ve EFCA bünyesinde çeşitli gönüllü görevleri devam etmekte, komiteler yönetmektedir.

Yemek davetlerine zamanında ve uygun kıyafetle gitmek, sofra sohbetlerine katılmak, hızlı ve fazla yememek, hızlı ve fazla içmemek, davet sırasında tartışma yaratmamak ve tartışmalara katılmamak, yüksek sesle konuşmamak, hastalık ve ölüm gibi üzücü konulardan bahsetmemek, görünür şekilde ilaç içmemek nezaket kurallarına uygun davranışlardır.
Evde verilen yemek davetlerinde konuklar masaya hemen oturtulmamalı; yemek öncesinde içecek, kuruyemiş, çikolata vs. ikramı yapılarak küçük bir sohbet zamanı ayırılmalıdır. Davet edilmeden yemek masasına da oturulmamalıdır. Oturma önceliği sırasıyla yaşça büyüklere ve mevki yönünden yüksekte olanlara, daha sonra kadınlara ve diğer konuklara aittir. Davet sahipleri ile gençler ve çocuklar masaya en son otururlar. Yemekli toplantılarda oturma düzeni bir kadın, bir erkek şeklinde dengeli olmalı, zorunluluk bulunmadıkça kadınlar ve erkekler gruplaşmamalıdırlar. Yemeksiz toplantılarda da oturma düzeni esasen kadın erkek karışık olmalıdır.

Az bilinen bir konu olarak, kumaş peçete kullanımına da bir bakalım. Yemeğe oturulduğunda yiyecek-içecek ikramı beklenmeden peçete dizler üzerine bir kenarı katlanmış olarak konulur ve bu kenar gerektiğinde ağzı silmek için kullanılır. Peçete tabağın altına sıkıştırılmamalı, boyuna asılmamalı, yiyecek, tatlı ve kahve ikramı bitmeden de masaya bırakılmamalıdır. Ev sahibi veya davet sahibi yemek sonunda peçetesini masaya bırakmadan konuklar da bırakmamalıdırlar, çünkü yemeğin bittiğine davet eden karar vermelidir. Yemek sona erdikten sonra, kullanılmamış peçetelerle karıştırılma ihtimali olabileceğinden, kirli peçete katlanmamalı, hafif buruşuk halde tabağın sol tarafına bırakılmalıdır.

Yemekli ev davetlerinde, ev sahibinin ve sahibesinin sürekli yerlerinden kalkarak mutfaktan yiyecek ve içecek taşımamaları gerekir. Bu nedenle, ikramlar önceden özenle seçilmeli, genel kural olarak yemek çeşidi az fakat doyurucu olmalıdır. Evde verilen yemek davetlerinde yemek çeşidi öğle yemeklerinde üç veya dördü (örnek : başlangıç, ana yemek, salata ve tatlı/meyve), akşam yemeklerinde dört veya beşi (örnek : başlangıç, ara sıcak, ana yemek, salata ve tatlı/meyve ) geçmemelidir. Daha fazla sayıda yemek ikram etmek gösteriş olarak algılanabileceğinden yapılmamalıdır. Ayrıca hızlı servisten kaçınılmalıdır.

Yemek örtüsü üzerine çiçekler-pullar-taşlar vb. serpiştirilmesi görgü kurallarına uygun değildir. Yemek örtüleri de fazla süslü ve gösterişli olmamalıdır. Masanın ortasına sadece alçak bir vazo içinde taze çiçek veya tek bir süs eşyası konulabilir. Konuklara ikram edilecek yiyecekler mutfaktan porsiyon halinde getirilmemeli, konukların bunları istedikleri kadar almalarına olanak verilmelidir. Çay davetlerinde de kural aynıdır. Ev sahibesi hanım (yoksa ev sahibi erkek) yemeğe başlamadan, misafirlerin başlamaları ayıptır. Ev sahibesinin de bir an önce yerine oturması ve misafirlerini bekletmemek için ilk lokmayı alması gerekir. Ev dışındaki davetlerde, davet sahibi veya toplantı başkanı “Hoşgeldiniz, afiyet olsun” demeden ve içki içilecekse kadeh kaldırmadan önce misafirlerin yemeğe-içmeye başlamaları hoş karşılanmaz.

Davet sahibinin bulunmadığı on kişiden kalabalık yemek masalarında, masada bulunanların üçte ikisine yemek servisi yapılmışsa yemeğe başlanabilir. Daha küçük gruplarda (4 – 10 kişi) herkesin yemeğinin gelmesi mutlaka beklenmelidir. Yemekli toplantılarda aşırı yemek, çok alkol almak hem hoş olmaz hem de fazla alkolün neden olabileceği konuşmalar ve davranışlar katılanları rahatsız eder.

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın çok güzel bir dörtlüğünü yazmadan edemeyeceğim;

“Hüner içmek

Ya da içmemek değil

İçince küçülmemek

Küçülünce içmemek.

İki kişi alkollü içki kadehlerini tokuşturabilirler. Daha kalabalık olunduğunda tokuşturma yapılmamalı, sadece kadeh kaldırılmalıdır. Alkolsüz içecekler için kadeh-bardak tokuşturmak doğru değildir. Kadınlar davetlerde kendi kadehlerine içki koymamalı, bu işi erkeklere bırakmalıdırlar. Sadece kadınların bulunduğu davetler hariç, kadınların kadeh kaldırarak yemeğe davet yapmaları da uygun olmaz.

Ev dışındaki yemek davetlerinde altıdan fazla konuk olduğu takdirde, yemek listesi önceden davet sahibi tarafından saptanabilir. Davet sahipleri yemek öncesinde konuklarına içecek teklifi yapmalı, önceden seçilmiş bir liste yoksa onların yemek listelerini incelemelerini beklemeli, kendileri talep etmeden herhangi bir öneride bulunmamalıdırlar. Konuklar sadece ana yemek ısmarlamalı, bunu yaparken listenin en pahalı yemeğini seçmemelidirler. Davet sahibi başlangıç yemeği almalarını teklif ettiği takdirde, konuklar ayrıca başlangıç yemekleri de ısmarlayabilirler. Davet sahibi teklif etmediği takdirde, yiyecek veya içeceklerin ikincileri de ısmarlanmamalıdır. Konuklar garsondan sadece su isteyebilirler. Kendi kendine sipariş veren bir konuk görgü kurallarına aykırı davranıyor demektir ve bu durumda davet sahibinin yemeğe erken son vermesi ayıp değildir.

Kokteyl parti davetlerinde masalara konulan yiyecekleri hızla yiyip bitirmek görgülü insanlara yakışmaz. Üzerinde yiyecek bulunan masaların önünde fazla beklenmemeli, birkaç lokma alındıktan sonra, başkalarının da masayı kullanabilmeleri için oradan uzaklaşılmalıdır. Tepsi ile yiyecek ve içecek ikram eden garsonların peşinden gitmek veya onları önünde bekletmek de uygun davranışlar değildir. Doğru olan, her defasında ancak ikram edildiği zaman içki veya bir parça yiyecek alıp oradan uzaklaşmaktır. Yemek masasında kürdanla diş temizlenmemeli, doğru şekilde hazırlanmış bir masada zaten kürdan bulunmamalıdır. Rahatsızlık hissedenler, ev sahibinden veya garsondan kürdan istemeli, masadan kalkarak rahatsızlıklarını salon dışında gidermelidirler. Burun silme gibi doğal ihtiyaçların da masadan kalkılarak konuklara uzak bir yerde giderilmesi gerekir. Tabaktaki yemek yenilmeye devam ediliyorsa, çatal ve bıçak lokma aralarında çapraz şekilde tabağın içine konulmalı; tabak kenarlarına köprü gibi dayayarak bırakılmamalıdır . Yemeğin bittiği, çatal ve bıçağın birbirlerine paralel biçimde ve sapları sağ alt tarafa bakacak şekilde (saat üzerinde “dördü yirmi geçiyor” gibi) tabağın içine bırakılmaları ile anlaşılır.

Çorba veya diğer içecekler içilirken ağızdan ‘hüüp’ sesi çıkarılmamalı, yudumlar-lokmalar sessiz bir şekilde alınmalıdır. Çorba içilirken, tabağın dibinde kalan az miktardaki çorbayı almak için tabak kendimize en yakın tarafından tutularak karşı tarafa doğru eğilir ve kaşık önce üst ucu çorbaya girecek şekilde karşıya doğru hareket ettirilerek kullanılır. Bu kural üzerimize yemek dökülme ihtimalini ortadan kaldırmak için bu şekilde konulmuştur. Ayrıca çorba, kaşığın ucundan değil, kenarından ağıza alınarak içilir. Aksi takdirde kol ister istemez havaya kalkacak, yanımızda oturan kişileri rahatsız edebilecektir. Bu şekilde çorba içmenin görüntüsü de hoş değildir. Çorba ikinci kez servis edilmez.
Börek, lazanya benzeri büyük parçalı hamur işi yemekler çatal bıçakla yenilmelidirler. Türk usulü mantı kaşıkla yenilir. Spagetti tipi uzun makarnalar ise, makarna çatala dolanarak yenilmelidir. Dolama işlemi çatal sağ ele alınarak, sol elde tutulan kaşık içinde yapılır. Kaşık yoksa, çatal yine sağ elle tabak içinde hafifçe dik tutularak, makarna çatala dolanır. Kaşığın sol elde tutulduğu tek durum budur.

Yarıya ayırılarak sunulan limon ele alınır, diğer elle üzeri hafifçe kapatılarak yanımızdakilerin üzerine limon suyu sıçramasına engel olunarak sıkılır. Sıkma sırasında limona çatal batırılmamalıdır. Balık yenilirken önce baş ve kuyruk bıçakla kesilerek kirli tabağına alınmalı, daha sonra gövde ortadan uzunlamasına çizilerek etli kısım tabakta iki yana ayırılmalıdır. Daha sonra orta kılçık çıkarılarak kirli tabağına alınmalı ve etli kısımlar çatal ve balık bıçağıyla (keskin kısmı geniş ve kıvrık bıçak), balık bıçağı yoksa normal bıçakla yenilmeli, veya bu hazırlıkların yapılması garsondan istenmelidir. Balık yenilirken ağıza gelen küçük kılçıklar, belirsiz bir hareketle elle alınıp tabak kenarına bırakılabilir.

Evde çay davetlerine uygun olarak bilinen sosyal davranış, çayın fincanlara ev sahibesi tarafından göz önünde konulmasıdır. Bu amaca hizmet etmek üzere çay mutfakta önce cam bir sürahiye konulabilir. Çay oturulan yere bir hizmetkar tarafından bardaklara konulmuş olarak ve tepsi içinde getirilse bile, çay konuklara, tepsi üzerinde de olsa ev sahibesi tarafından ikram edilmelidir. Kalabalık davetlerde çay servisini hizmetkarlar yapabilirler.

Resmi veya yarı resmi çay saati davetlerinde sadece küçük börekler, çörekler, ince baton ekmek dilimleri ile hazırlanmış kanepeler, kekler ve pastaların ikram edilmesi uygundur. Çay davetlerinde meze, dolma, yoğurtlu karışımlar, turşu gibi yiyecekler ikram edilmemelidir.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir