İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstanbul’u Aydınlatmak: Dolmabahçe Gazhanesi

Derleme: Mehmet Ören
Kaynaklara göre İstanbul’da Dolmabahçe, Kuzguncuk, Yedikule, Hasanpaşa ve Kağıthane’de gazhaneler kurulmuş. Ankara ve İzmir’de bir dönem, şehrin aydınlatılması açısından önemli işlevler görmüşler. Aydınlatma amaçlı olarak ortaya çıkan gazhaneler, sanayinin temeli olarak algılanıyor.
Gaz, başlangıçta ısınmadan çok aydınlanma için kullanılmaktaydı. Gaz üretim bölgelerine “gazhane” veya “gaz fabrikası” adı verilmiştir. Ancak kısa bir süre sonra gaz kelimesi “havagazı” şeklinde Osmanlı literatürüne girmiştir. Gazhanelerin bugün çok azının ayakta kaldığı, kalanlarınsa ya harap bir vaziyette olduğu ya da sadece belli bölümlerinin kalıntısının durduğu biliniyor. Kimisi ise kültür merkezi yapıldı.
İlk olarak 18. yüzyılın sonunda Belçikalı Minckelaers tarafından elde edilen hava gazı, 1820’li yıllardan itibaren Londra ve Paris başta olmak üzere birçok şehrin cadde ve sokaklarının aydınlatılmasında kullanılmaya başlandı. Isınmadan çok aydınlatma amacı ile kullanılmasından ötürü bu gaza aydınlatma gazı da denilmiş.(1) Hava gazı, yağlı huy denilen, uzun alevli huy kömüründen elde edilir. Huy kömürü özel düzeneklerde, bin derecenin üstünde ısıtılarak, hava gazını verir. Ancak elde edilen bu gaz, “ham hava gazı” dır. İçinde amonyak, katran, ağır yağlar kükürtlü hidrojen siyan bileşikleri vardır. Ham hava gazı bu maddelerden temizlendikten sonra normal hava gazı elde edilmiş olur. Ortalama olarak yüz litre hava gazında, 55 litre hidrojen, 35 litre karbon dioksit ve azot bulunur. Hava gazı, renksiz, özel kokulu bir gazdır. Bileşiminde karbon monoksit bulunduğu için zehirlidir. İçinde bulunan bütün gazlar yanıcıdır. Yalnız karbon dioksit yanmaz. Isısı kuvvetli olduğu için, ısıtma ve patlarlı motörleri beslemek için kullanıldığı gibi, aydınlatma için de kullanılır.
Gelişen kentler ve şehirlerimizin cadde ve sokaklarının aydınlatılması için birçok çalışmalar yapılmış, değişik yöntemler uygulanarak sokakların aydınlatılması sağlanmış. Bugün hala kullandığımız cadde ve sokak aydınlatma yöntemi 19.yüzyılın başında hava gazının gelişiminin tamamlanmasıyla birlikte meydana gelmiş bir oluşumdur.(2)
Osmanlı Devleti ve medeniyetler başkenti İstanbul, 1850’lerden sonra Şehremaneti’nin teşkili ile birlikte modern şehir kültüründen faydalanmanın yollarına gitmiştir. İstanbul’da ilk kez kent planlama nizamnameleri çıkarılmış, ilk imar planı hazırlanmış, intizam-ı şehir komisyonu (belediyenin kurulması için çalışma yürüten ağırlıklı zengin gayrimüslimlerden kurulan bir komisyon) ve Islahat-ı Turuk komisyonu (kentte yolların düzenlenmesi amacıyla kurulmuş bir komisyon) kurulmuş, yollar yapılmaya, cadde ve sokaklar aydınlatılmaya başlanmış. Bu dönemde sokakların aydınlatılmasının medeniyet eseri olduğu belirtilerek dükkanların önlerine kandil asılması gereği ortaya çıkmış. İsteyenler evlerinin önüne de kandil asabilecektir. Takip eden zamanda Meclis-i Vala-i Ahkam-ı Adliye (Adalet İşleri) kararı üzerine hali vakti yerinde olan kişiler hane ve yalılarının önlerinde yıl boyunca kandil yakmaya mecbur tutulmuşlardı. Halk içinden bu durumu benimseyenler hükümet nezdinde takdir görüyorlardı. Böylece sokaklarda kandil ve fener yakılması yaygınlaştı.(3) Dünyada hava gazı ile çağdaş şehir aydınlatmasının sağlanmasının üzerinden 44 yıl geçtikten sonra 1856 yılında İstanbul’un ilk defa modern şehir aydınlatma çalışmalarının başladığı görülmektedir. İstanbul’da modern şehirciliğin ölçülerinden olan cadde-sokak ve iç mekan aydınlatılmasının ilk örneğini 1856 yılında Dolmabahçe Sarayı için tesis edilen ve kullanıma sunulan Dolmabahçe Gazhanesi oluşturmaktadır. Sultan Abdülmecid, Dolmabahçe Sarayı’nı inşa ettirirken buranın Avrupa’daki saraylar gibi gazla aydınlatılması için bu saraya yakın bir yerde bir gazhane kurulmasını istedi. Bu maksatla saray ahırlarının bulunduğu yerin arkasındaki alanda bir gazhane inşa edilmiştir. Saraya yakın olduğu için de Dolmabahçe Gazhanesi adıyla tanındı. Dolmabahçe Gazhanesi’nin inşası sarayla birlikte 1853 yılında tamamlandı. 07 Haziran 1856 tarihinde de resmi törenle hizmete girdi ve sarayın aydınlatılması için gerekli hava gazı Osmanlı Devleti sınırları içinde ilk defa burada üretilerek Dolmabahçe Sarayı modern ölçülerde hava gazı ile aydınlatıldı. İnönü Stadyumu’nun arkasında kalan alan ile Küçükçiftlik Lunaparkı’nın arasındaki alanda inşa edilmiştir. Daha sonra gazhanenin üretim fazlası gazı ile yakın sokaklara fenerler (sokak lambaları) döşenerek aydınlatma sağlanmıştır. İlk cadde sokak aydınlatması Cedde-i Kebir (İstiklal Caddesi) aydınlatılarak gerçekleşmiştir. Daha sonra zamanlarda Galata, Pera, Yüksek Kaldırım, Pangaltı, Fındıklı, Beşiktaş, Tophane-i Amire, Talimhane ve Saraçhane’ye kadar olan bölge hava gazı fenerleri döşenerek aydınlatılmış.(4) Dolmabahçe Gazhanesi, 1873’e kadar Hazine-i Hassa (Padişahın özel hazinesinin yönetimi) tarafından yönetilirken, daha sonraları Fransız Hava Gazı Şirketi’ne devredilmiş. Bir süre sonra da şirketin yönetimi belediyeye geçmiş. Dolmabahçe Gazhanesi’nden saraya hava gazı iletmek amacıyla kullanılan gaz takımları İngiltere’den getirilmiş. (5) 1955 yılında gazhanenin şehrin çok merkezinde kaldığı gerekçesiyle Kağıthane tarafına taşınmış. 1960 yılında gazhane kapatılmış ve sadece bir adet gazometre ile pompalama istasyonu kalmış. Bu gazometre halen Küçükçiftlik Parkı ile Maçka Parkı arasında durmaktadır ve ne olduğunu bilmeyen pek çok insan gazometreyi lunaparka ait bir parça zannetmektedir.
Bu gazhane yerine inşa edilen hava gazı fabrikası poligon gazhanesi olarak bilinmektedir. Endüstriyel tasarımların önemli bir örneği olarak kabul edilen Dolmabahçe Gazometre Yapısı; Endüstri Arkeolojisi Anıtı olması nedeniyle, Kültür Bakanlığı’nın İstanbul 1 No.’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca II grubunda tescil edilmiştir. Dolmabahçe Gazometrelerinden kalan bir dönemin en önemli sanayi tesisi, gaz depolanan metal gövdesi ile birlikte, gövde çevresindeki kontrol balkonları ve çelik taşıyıcılarından oluşan mimarisine işlev değişikliği getirilerek korunması ilke olarak kabul edilmiş.
Kaynakça:
(1)- Archifact, 2002
(2)- Dünyada hava gazı üretimi ve aydınlanmada kullanılması konusunda daha geniş bilgi için bakınız: H. Barty-King, New Flame: How Gas changed the commercial, domestic and industrial life in Britain from 1783 to 1984 , Graphmitre, 1985; W. H. Malcom Peebles, Evolution of the Gas Industry, Macmillan, London, 1980; Flora Tristan, London Journal, A Survey of London Life in the 1830s, George Prior, Publishers, London.
(3)- Sertaç KAYSERİLİOĞLU-Mehmet MAZAK-Kadir KON, Osmanlı’dan Günümüze Hava Gazının Tarihçesi, İstanbul 1999,c.1, c.2, c.3
(4)- Mehmet MAZAK-Ali ŞEN, “İstanbul’da ilk Modern Aydınlatılan Mekan:Dolmabahçe Sarayı ve Dolmabahçe Gazhanesi”, Uluslararası Dolmabahçe Sarayı Sempozyumu, Kasım 2006, İstanbul)
(5)- www. millisaraylar.gov.tr/dolmabahce.htm.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir