İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İlk Yerel Mimarlık Örneği Pit House ve Modern Yaklaşımlar

Mehmet Ören
Mimarlığın ilk nüveleri, arkeolojik literatüre göre Çukur Evler… Şimdi bu çukur evler “Toprak Korumalı Evler” olarak kavramsallaştırılıp mondern dünyaya ilham oluyor. Bu sayede göğe yükselip duran beton ormanlarından kurtulmak ve çevreye daha az zarar vermek mümkün oluyor. Kimi yüksek binaların bahçelendirilmesini de görüyoruz ama asla toprağa yaslanan bir yapı değiller.
“Yerel mimarlık, insanın sanatsal bakış açısı içerme kaygısı olmadan sadece barınma ve dış tehlikelerden korunmak bölge şartlarına uygun olarak yerleşimlerdir.” bölgenin kendine özgü koşulları, kendine özgü yapı malzemeleri kullanılır. Yerel mimari tanımından da yola çıkarak Çukur Evler (Pit House), insanların ilk mimari yapıları olarak tanımlanır. Bu evler öncelikle insanların kendilerini ve yiyeceklerini koruma ihtiyaçlarından oluşan barınaklardır. Arkeologlar ve antropologlar, Çukur yapılarını zemin yüzeyinden daha alçak olan (yarı yeraltı olarak adlandırılır) bitişik olmayan herhangi bir bina olarak tanımlıyorlar. İnsanın hazır buldukları mağaralar dışında yabani hayvanlardan korunmak için kendini kapalı bir yere sokması (hava çıkış deliği hariç) mimarinin ilk adımları sayılıyor.
Çukur evler plan olarak yuvarlaktan oval, kareden dikdörtgene kadar değişiklik gösterir. Pit House, içinde yatacak yer, küçük bir ateş ocağı, yiyecekleri için depo. Ağaç dallarının bağlanmasıyla oluşturulan bir merdivenin de yer aldığı hem hava almak hem de insanın dışarı çıkması için br hava çıkış deliği, çatının üstü ise ot ve yapraklarla kapatılır.
Bir çok ülkede ilk yerleşim bölgelerine ilişkin arkeolojik çalışmalar devam etmektedir. Bu arkeolojik çalışmalar neticesinde litratüre girmiş çukur evlerin büyük çoğunluğu sadece kışlık mesken olarak kullanıldığı kanaati vardır. Yarısı yeraltında olan bu yapıların, toprak yüzeyine inşa edilen barınaklara göre ısı kaybı % 20 daha azdır. Bu yapılar kışın daha sıcak, yazın daha serin olur.
Bilinen İlk Kent: Çatalhöyük
Illustrasyon: John Swogger
Yerleşik toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Çatalhöyük Neolitik Kenti, Konya’nın Çumra ilçesinde bulunan Güney Anadolu Platosu’nda yaklaşık 14 hektarlık bir alan üzerinde yer almaktadır. Çatalhöyük 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan araştırmalar neticesinde, 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır. İki höyükten oluşan Çatalhöyük Neolitik Kenti’nin daha uzun olan Doğu Höyüğü, M.Ö. 7400 ve 6200 yılları arasına tarihlenen 18 Neolitik yerleşim katmanından oluşmaktadır. Söz konusu katmanlarda, sosyal örgütlenmeyi ve yerleşik hayata geçişi simgeleyen duvar resimleri, rölyefler, heykeller ve diğer sanatsal öğeler yer almaktadır. Çatalhöyük, dönemin en büyük ve en kalabalık yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Önce kurulan Doğu Çatalhöyük’te mahalle Batı Çatalhöyük’te tek tek evler vardır. Pit House örnekliğindeki kapıları veya pencereleri olmayan bu evlere giriş yukarıdan yapılıyor. Giriş-çıkış delikleri aynı zamanda havalandırma bacasıdır. Dörtgen duvarlı evlerin duvarları birbirine bitişiktir. Ortak duvar yoktur, her evin kendi müstakil duvarı vardır. Evler ayrı ayrı planlanmış ve ihtiyaç duyulunca yanına başka bir ev yapılmıştır. Evlerin bitişik duvarları nedeniyle şehirde sokaklar mevcut değildir. Ulaşım düz damlar üzerinden olmaktadır.
Bina yapımında kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Evlerin temel derinlikleri (çukur)azdır. Duvarlar arasında ağaç dikmeler vardır. Bu dikmeler üzerine gelen kirişler düz tavanı taşımaktadır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine sıkıştırılmış kil topraktır. Her ev bir oda ve bir depodan oluşur. Odalarda yan duvarların iç taraflarında ocak ve oval biçimli, üstleri düz fırınlar bulunuyor. Duvarlar sıvalıdır, sıva üzeri beyaza boyandıktan sonra sarı, kırmızı ve siyah tonlarda resimler yapılmıştır.
Pit House Esintili Mimari
Pit House’lardan esinlenilerek yeraltına inşa edilen evler ve toprakla korunan evler, uygulanabilir bir pasif enerjili yaşam alanları sağladıkları doğal yalıtım avantajları sayesinde dönem dönem popülerlik kazanıyor. Kayıtlara göre toprak korumalı evler, Amerika’da 1970’lerde, özellikle de 1973 petrol ambargosundan kaynaklanan enerji krizi ile birlikte toprakla korunan evler büyük popülerlik kazanır. İnşaatçılar, bilimsel araştırmacıların da desteğini alarak, kazılmış alanları duvarlarla çevirip üzerini toprakla kapattılar. Bazı projelerde toprak tepelerinin bir yüzeyini kullanarak çeşitli toprak korumalı bina biçimlerini keşfettiler. Geleneksel binaya alternatif arayan insanlar, toprakla bir binayı birleştirmenin hem ısıtma hem de soğutma için enerji maliyetlerini yarıya kadar veya daha fazla düşürebileceğini gördüler.
Toprakla çevrili bir ev veya bir toprak çatıya sahip, yeşillendirilmiş bir ev dünyanın sağlığına büyük fayda sağlayacaktır. Bugün inşa ettiğimiz binaların çoğu dünyaya büyük zarar verdiğini biliyoruz. Bu sebeple Sıfır Enerjili binalar üzerinde çalışmıyor muyuz. Oysa toprakla korunan duvarları, yaşayan bir çatıya sahip bir ev çevreye, en az zarar verecek potansiyele sahiptir.
Toprağa inşa ettiğinizde, yer termal bir kütle olarak işlev görür ve yıl boyunca konforlu bir iç ortam sıcaklığının korunmasına yardımcı olur. Ancak toprağın yükünü taşımak için yapının kendisi dikkatlice planlanmalıdır. Yeraltı evleri betonarme yapılır çünkü bozulmaz ve yüksek dayanım gösterir. Kubbe yapılar, toprağın ağırlığını ne kadar iyi dağıttığından dolayı daha popülerdir.
Başlıca Toprak Korumalı Ev Türleri
Tepe İçi Korunaklı Evler
Arazi yeterince dik bir eğime sahipse, evin bir kısmı toprağa gömülür. Bu tür toprak korumalı evlerde, bir duvar açıkta bırakılır, böylece pencereler kurulabilir ve yapı pasif güneş yöntemleriyle ısı kazanabilir.
Bermed Earth Korunaklı Evler
Daha düz yerlerde, toprağı drenaj için eğimli olacak şekilde evin dış duvarlarına dayanır. Çatı toprakla kaplı olabilir veya olmayabilir. Toprakla kaplı çatılar hatırı sayılır bir ağırlık taşımalıdır. Ancak avantaj, yerin eve bir başka yalıtım düzlemi eklemesidir.
Yeraltı Toprak Korunaklı Evler
Gerçek bir yer altı yaşam deneyimi yaratmak için geniş bir girinti kazılır, ev temel çukuruna inşa edilir, etrafına çukurdan çıkan toprak doldurulur. Bu tür toprak korunaklı evde, genellikle havaya ve ışığa erişim sağlamak için merkezi bir avlu bulunur. Aksi takdirde, ek doğal ışık sağlamak için tavan pencereleri veya güneş tüpleri takılabilir.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir