İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kentsel Dönüşümde Neler Yanlış Gidebilir?

Selden Kurt Ünsal -Mimar – SHS Mimarlık
1999 depreminden, Yalova’daki orta hasarlı yazlığımızdan yürüyerek çıkıp, canlı kurtulurken, çokça dostumuz, tanıdığımız, arkadaşımız bu kadar şanslı olmadı.
Bir çok apartmanın müteahhit seçim toplantısına girdim. İki apartmanı proje müdürü vasfıyla inşa ederek, kat maliklerine teslim ettim. Kendi mülkümüz olan bir dairede, apartmanın riskli bina ilan edilerek, iyi bir müteahhitçe inşa edilmesine ön ayak olarak, teslimini sağlayan teknik heyette yer aldım. Bir diğer örnekte ise nasıl her şeyin ters gidebileceğine şahitlik ettim. Tüm bu süreler zarfında gördüğüm en büyük sorun hep karşılıklı güven eksikliği olmuştur.
Binanın riskli olduğunu iddia eden kat maliklerine yapılan ilk savunma, “ben topraktan girdim bu binaya, çok düzgün inşa ettiler, şahidim”. Böyle bir savunma karşısında elinizdeki tek şey bilimsel veriler ve ayrıca herkesin dairelerinde yaptıkları tadilatlarda şahit oldukları. Genellikle 1997 yönetmeliği öncesinde deprem bölgeleri farklıydı. Statik projelerde hesaba dahil edilmesi gereken emniyet katsayıları daha düşüktü. Özellikle bahsettiğim dönemlere ait binalarda kullanılan beton, elde karılırdı. Yani bir kolondaki betonun sınıfı ile diğer kolondakinin aynı olma ihtimali yoktu. Kullanılan demir donatılarda yivli demir kullanımı (tor) zorunlu değilken, etriye sıklaştırması yapılan inşaatlarda pek akla gelmiyordu. Zemin raporunun esamesinin bile okunmadığı bu dönemlerde inşa edilen binaların kendisi sağlam olsa bile, zeminine uygun inşa edilmediği için yan yatan, eğilen binaları çokça gördüm. Binanın bir köşesindeki mütemadi temeli, kot kurtarmadığı için altta örülen taş duvarın üstüne oturtulmuş bina var. Ama kalorifer tesisatı için kirişi delerek geçirilmiş boruları gösterdiğinizde bile, binasının sağlam olduğu konusunda ısrarcı olan insanlar aramızda yaşamaya devam ediyor.
Binaya risk raporu için başvuran malike tehdit telefonları açılması, yolunun kesilmesinin yanısıra yaşadığım en ekstrem örneklerden birisi, Riskli Yapı Tespit Raporu hazırlamak üzere binaya gelen yetkililerin karot numunesi almaya çalışırken saldırıya uğrayıp, darp raporu alması.
Müteahhit seçim toplantıları için kiraladığımız salonların önünde birbirine yumruk yumruğa girişip, polis müdahalesiyle ayrılıp, karakolluk olanları da gördüm. Bu tip saldırıların ana sebepleri;
a) binanın riskli bina ilanı edilmesini isteyen malikin diğerince müteahhitlerden para almakla itham edilmesi
b) bazı kat maliklerin çeşitli müteahhitlerle gerçekten de para karşılığı anlaşması
c) kendince daire rayicinin azaldığı, bir diğerininkinin ise değerlendiği varsayımıyla, bu daire sahibinden üste para istenmesi ve komşular arasında buna benzer konular olabilmektedir.
Yine güncel bir konu, yarım bırakılan inşaatlar. En sık rastlanılan örnekler, yıkımı gerçekleştirildikten sonra müteahhidin devam edemedikleri. Kah bazı mal sahiplerin bu arada mahkemede dava açmış olması, kah müteahhidin yaptığı ciddi hesap hatasıyla inşaata devam edecek gücü bulamaması (bazısı bu anlarda sözleşmeyi tadil edip, üste para istemekte, şartnamede malzeme değişimi istemektedir), insanları malından olmuş ve sokakta kalmış hissiyle baş başa bırakmaktadır. Derhal kat karşılığı inşaatlarda uzmanlaşmış iyi bir avukata başvurarak, teminat mektuplarının nakite çevrilmesi için hızlıca harekete geçmenizi tavsiye ederim. Bu durumdaki bir çok inşaatta sözleşmede teminat mektubu yer almamaktadır. Oysa böyle bir durumda elinizde nakite çevrilebilecek bir evrak olması, işin (gerekirse başka bir müteahhitle) devam ettirilebilmesi için elinizde bir teminattır.
En güzel yöntem, herkesin ortak bir konsensüs ile, müteahhitte verilecek emsal alan payı ve (maliyet kurtarmıyorsa ya da emsal alandan pay verilmek istenmiyorsa) üste verilecek nakit para konusunda fikir birliğine varmasıdır. Kendi apartmanımızda, nakit desteği için oylama yapmış ve çoğunluk emeklilerden oluştuğundan, dairelerin belli oranda küçülmesine razı olarak, müteahhitte emsal alandan pay vermek konusunda anlaşmıştık. Teknik şartnameyi oluşturmuş, onay almış, ihaleye bu şekilde çıkmıştık. Baştan, herkes neye imza attığını bilerek yola çıkmıştık.
Kendi muhitinizde, kendi arazinizde, eski komşularınızla küslük, ayrılık yaşamadan, yerinde dönüştürülmüş yeni dairelerinizde oturmanız için birlikte hareket edip, ortak akılla ve kimsenin hakkını yemeden binanızı yenilemeniz için, vermiş olduğum örnekleri önlemek sizlerin elinde. Güle güle oturun!

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir