İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Binamız Depreme Dayanıklı Mıdır?

Son güncelleme tarihi Ocak 27, 2021

Selden Kurt Ünsal -Mimar – SHS Mimarlık
Öncelikli soru hep “binamız depreme dayanıklı mıdır?” olmuştur. Bunun tespiti için bir çok yetkili kuruluş çalışma yapmaktadır, ama tabii ki önce kendimiz bir fikir edinmek isteriz. Özellikle kentsel dönüşümle ilgili Kadıköy Bağdat Caddesi bölgesinde çalışmış biri olarak, bazı önerilerim olabilir. Öncelikle binanızın inşası zamanında sobalı yapılıp, sonradan kalorifer tesisatı döşenmişse, mutlaka kazan dairesinin yer aldığı bodrum katlara inip, kiriş ve kolonları delerek ya da yontarak geçirilmiş boru tesisatı var mı, bakmanızı tavsiye ederim. Açıkta demir görmüyor olmalısınız. Betonarme yapılarda, temel-kiriş-kolon-döşeme elemanları demir donatılı betondan imal edilmiştir ve yapısal bütünlükleri bozulmadan, ahenkle hareket etmesi beklenir. Herhangi bir elemanın bütünlüğü bozulduysa, yapı dengesizleşmiş demektir. Yine binanıza doğalgaz geldiğinde yapılmış olan çalışmalar dolayısıyla meydana gelmiş revizyonları da kontrol etmenizde fayda var. Şimdilerde çok yoğun yönetmelikler ve sıkı kontrol olsa da, ilk zamanlarda yapılan imalatlarda bu kadar dikkat edilmemekteydi. Yapınızın eskiliğine bağlı olarak, bina yanında/altında foseptik çukuru bulunma ihtimali büyümektedir. Bu çukurlar zamanında lağımın toplanıp, vidanjörlerle çekilmesini sağlardı. Ancak yerel yönetimlerce kanalizasyon hatları döşendikçe, bu çukurlara ihtiyaç kalmadı; evlerin pis su hatları bu altyapıya bağlandı. Kullanımı sonlanmış ve önlem alınmamış foseptik çukurlarının duvar ve tabanları zamanla geçirgen hale gelerek, çevreye zararlı bir hal alabilir ve bodrum katta su taşkınlarına sebebiyet verebilir. Bu ise temelde ciddi problemlere yol açabilir. Zemin kattan birinci kata geçilen bölgelerde bina genelinde meydana gelmiş, özellikle kolon-kiriş birleşimlerinde meydana gelmiş çatlaklar var mı, kontrol edilmeli. 1999 deprem öncesi yapılarda etriye sıklaştırması zorunlu olmadığından, bir çok binada deprem zemin kat tavanı hizasından binayı yırtıp, üst katların yıkık zemin katın üstüne oturmasına neden oldu. Zemin durumu tespit edilmeden yapılmış bir çok inşaatta önümüze iki farklı durum çıkar; biri binanın yükünün zemine eşit biçimde dağılmaması sebebiyle binanın bir kısmın “oturması”, diğeri ise binanın bir tarafa doğru “kaykılması”. Zamanla bu durum, binanın üst katlarındaki taşıyıcı sistemin bile zorlanarak, burulmasına ve çatlamasına sebep olur. Bu gibi tespitleri yaptıktan sonra aklınızdaki endişeleri diğer kat malikleri ile paylaşmanız gerekecektir. Tüm kat maliklerinin açık ve dürüst olması, dairelerinde şahit oldukları hasarları dürüstçe paylaşabilmesi ve karşıklı güven duyularak yola çıkılması en önemli noktadır. Eğer binanızın depreme dayanıksız olduğuna dair ciddi endişeleriniz varsa, hiç durmayın, derhal harekete geçin.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir