İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
İllüstrasyon Mehmet Ören

Pandemi Döneminde STK’lar

Ozan Karagöz
Türkiye 10 Mart’tan bu güne, aktif olarak Covid-19 virüsü ile mücadele içerisinde. Etkisi, bulaşıcılığı toplum tarafından önceleri dikkate alınmamış daha sonrasında (ne yazık ki) hayatını kaybedenlerin sayısının artmasıyla birlikte alınan kıkırdakımsı (katı kurallar demektense esnemeye müsait ara bir formda uygulanan kurallar daha doğru geldi) kurallarla birlikte dikkate değer görüldü. Şimdilerde ise popülerliğini kaybetmiş, yokmuş gibi davranılsa da geçirdiği mevsimsel mutasyonlarla yayılmaya devam etmekte. Türkiye bu süreçte hiç deneyimlemediği birçok davranışa hızlıca adapte olmak zorunda kaldı. Örneğin maskesiz dışarı çıkmamaya, dezenfektan kullanmaya, evden çalışmanın ofiste çalışmaktan aşağı kalır yanı olmadığına çok çabuk alıştı. İçinden geçtiğimiz bu zor zamanlarda insan sağlığının etkisindeki sektör temsilcilerine, meslek odalarına çevrildi mikrofonlar. Zaten ne zaman dara düşülür o zaman kameralar doğruları söyleyen “sivillerden” “toplum” yararına çalışmalarını ve yapılması gerekenleri aktarmalarını isterler.
Örgütlü Siviller
Örgüt, halk arasında “yasa dışı faaliyet, terör” kelimeleriyle yan yana hatırlansa da aslında ortak amacı olan kişilerin ya da kurumların oluşturduğu birlik anlamındadır. Mesela Covid-19 için bir araya gelen Bilim  Kurulu gibi. Pandemiyle birlikte bildirileri, açıklamaları ve tavsiyeleri ile birçok örgütlü sivil, yani Sivil toplum kuruluşlarıyla tanıştık. Örneğin içerisinde bulunduğumuz ofislerin, konutların AVM’lerin havasını, yönetimini yapan birçok disiplin bir araya gelerek İklimlendirme Teknik Kurulu olarak alınması gerek  tedbirleri açıkladı. Bir diğer önemli STK, meslek birliği olan Türk Tabipler Birliği pandemi süresince bu hastalığın nedenleri, bulaşıcılığının önlenmesi adına yayınlar hazırladı.

Peki, biz STK’ların neresindeyiz? Okur tarafında mı? Aktif üye tarafında mı? Tarafsız yaşayan tarafta mı? Yazının burasına gelenler olarak en azından okuyan tarafta olmanız sevindirici çünkü yeni kuşak için STK’lar zaman kaybı(-idi). Zaman kaybıydı diyorum çünkü özellikle pandemi döneminde STK’ların yayınlarına sıkça başvurur olduk. Bir dönem internet tabanlı seminer mi olur derken şimdi odaların, derneklerin toplumun yararına yaptıkları uzaktan seminerleri izler olduk.

Sivil toplum kuruluşları esasen üniversite zamanlarından itibaren öğrencilerin özellikli olarak araştırdıkları konular hakkında ihtiyaç duyabileceği uzman bilgisine ulaşabileceği, kamu kuruluşlarının alanlarındadanışıp fikir ortaklığı kurabileceği devlet dışında vatandaş yararına faaliyet gösteren kurumlardır. Güçlü Sivil toplum örgütlülüğüne sahip olan ülkeler, hem teknik hem sosyal alanlarda çok daha uzun vadeli başarılara sahiptir. “Sivil”seniz ve “toplum” için fayda sağlamak isterseniz alanınızdaki kuruluşlara destek ya da kulak verin.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir