İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Eğitim ve Eğitim Sistemi

Son güncelleme tarihi Ocak 27, 2021

Semih Çalapkulu
“Eğitim nedir?” sorusuna cevabı şöyle verebiliriz: Bireyde, yaşantı yoluyla istendik davranış değişikliği yaratma sürecidir. Eğitim; Cicero’ya göre insanlaşma süreci, Platon’a göre ruhsal bir yükseliş, Aristo’ya göre tamamlanma süreci, Rousseau’ya göre doğaya ve doğasına hazırlanmadır. Rus yazar Tolstoy, bir asır öncesi şu soruyu sormuş; İnsan ne ile yaşar? Hayatımız ve mesleki başarılarımız adına bu soruya şahsen şöyle cevaplanabilir; İnsan bilgi ile yaşar. Bilgi, yüceltir ve yükseltir. Kişi bilgi sayesinde ufkunu genişletir ve vizyon sahibi olur. Hayatımızda karşılaştığımız hiçbir başarı hikâyesi tesadüf değildir. Her başarının altında
ilmik ilmik işlenmiş bilgi ve tecrübeler yatmaktadır. “Tecrübe, kazanarak kaybettiğimiz olgulardır.”
Eğitim; bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri ve toplumda yer edinebilmesi için edinilen bilgi, beceri, anlayış değişikliklerine denir. Eğitim geniş anlamda, insanların toplum standartlarını, inançlarını ve yaşamayı kolaylaştıracak yolların kazanılmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Eğitimde kaliteye ulaşmanın, gerekli şartların yerine getirilmelidir. Kaliteli meslek, kaliteli hizmet ve kaliteli ürüne ulaşmanın temelinde eğitim kalitesi yatmaktadır. Kalite, eğitimle başlar eğitimle biter. Sokrates’in “Ben kimseye bir şey öğretemem, yalnızca düşünmeye yöneltebilirim.” sözüyle aslında bizlere öğretme ile ilgili farklı bir perspektif vermektedir.
“Eğitim sistemi” dediğimiz şey; sistemli, programlı ve pek çok açıdan paralel eş zamanlı bir işleyişe sahip olmalıdır. Değişimleri sistemsel değil sadece problemler üzerinden yaparsanız, planlama yapmış olmazsınız. Olsa olsa problem çözmeye çalışıyor olursunuz. Planlama ve problem çözme farklı bilişsel becerilerdir. Planlama becerisi, ulusal çapta belki de en düşük beceri alanlarımızdan birisi, bu konuyu çözerek muasır medeniyetlerin seviyesine çıkabiliriz. Eğitim Sürecinin Özellikleri Nelerdir? sorusuna cevabı şöyle verebiliriz: Eğitim sürecinde üç temel özellikle vardır. Amaç, öğretme ve öğrenme etkinlikleri ile değerlendirmedir.
Amaç: Eğitim, bir hedef çerçevesinde yapılmaktadır. Burada hedeflenen şey; kişinin davranış ve hareketlerinde olumlu yönde bir değişim sağlamaya çalışmaktır. Amaç noktasında toplumun istek ve beklentileri önemli bir rol oynamaktadır. Bundan dolayı da toplumun beklentileri göz önüne alınmaktadır. Bireyin kişiliğini etkilemeyecek ya da bireyde kalıcı bir değişim yaratmayacak gelişmeler, eğitim açısından bir değer taşımamaktadır.
Öğrenme ve Öğretme Etkinlikleri: Öğrenme, kişide ortaya çıkan kalıcı nitelikteki değişmelerdir. Öğretme ise öğrenmeyi sağlayan her türlü etkinlik olarak kabul edilmektedir. Öğretim ise; örgütlü ve planlı bir şekilde yapılan faaliyetlerdir. Bunların hepsi de eğitim sürecinin içerisinde yer almaktadır.
Değerlendirme: Eğitim süreci sonrasında yapılmaktadır. Öğretim sürecinde ne kadar başarılı olunduğuna bu şekilde karar verilmektedir. Eğitim Sürecinin Özellikleri Nelerdir? dediğimiz şey;
– Eğitim her yerde oluşabilmektedir.
– Eğitim yalnızca insana özgüdür. Bu süreç sadece okulda olmaz. Aynı zamanda okul öncesinden, sonrasında ve okul dışında da süreç her zaman devam eder.
– Eğitimde bir mekân ya da yer sınırlaması söz konusu değildir.
– Eğitim süreci süreklidir ve her zaman devam etmektedir. Çünkü insan sürekli gelişmekte ve her zaman da yeni bir şeyler öğrenmektedir.
– Eğitim süreci çeşitli bulgu ve bilimsel araştırmalardan yararlanmaktadır.
– Eğitim hem milli hem de uluslararası yönlere sahiptir.
– Eğitim, hayat ile gerçekleşir. Yaşantılar eğitim sürecinin en önemli parçasıdır.
– Eğitim, ülkenin milli bir şekilde kalkınma ile alakalı bir durumdur.
Eğitim nedir sorusu böylelikle cevabını bulmaktadır.
Dünya hızlı bir değişme ve yenilenine döneminden geçiyor. Bu hızlı gelişime kalite ve eğitime yeterli yatırımı yapanlar, ayak uydurabiliyor. Bu dönem kaliteli üretim ve hizmetlerin, farklılaşan ve sürekli değişen tüketici tercihlerine nasıl endekslene bileceğinin dikkatle araştırıldığı bir dönem. Eğer insan kaynaklarımızı eğitim yoluyla planlı bir şekilde geliştirebilirsek, zaman içinde üretim ve hizmetlerdeki kalitenin kendiliğinden geliştiğini göreceğiz. Bunun için değişen dünyaya paralel eğitim reformu ile insan kalitesinin sürekli şekilde güvence altına alınması gereklidir. Eğitim olmadan kalite, kalite olmadan da üretim ve hizmetlerde bir fark meydana getirmek mümkün değildir. Türkiye’mizde eğitim sistemi halen, üretim ve hizmetlerde kalite farklılığını ortaya koyacak bir dinamizmi, arzu edilen seviyeyi yakalamış değiliz.
Kalite, verimlilik ve mükemmeli arama anlayışını insanlarımıza okullarda kazandıramazsak dünyadaki kalite konusundaki değişim hızına nasıl ayak uydurabiliriz? Çağdaşlaşmaktan nasıl söz edebiliriz? Diğer taraftan teknolojinin küçülttüğü dünyamızda insanlar, kaliteli ürün ve hizmetleri kolayca bularak alabilmektedir. Kalitesiz malın ve hizmetin yüzüne kim bakar? Bu sebeple kalitesiz mallar dünya pazarlarından, iyi eğitilmemiş kalitesiz insan gücü de iş pazarlarından hızla kovulmaya mahkûmdur. Bunun için tek çare eğitim yoluyla kaliteye ulaşmaktır. Ayrıca bir ülkenin kalkınmışlık düzeyinin inandırıcı kanıtı, ürettiği mal ve hizmetlerin kalitesidir. Eğitim yoluyla insanlara kaliteli meslek, iş ve meslek ahlakı, üreticilik ve araştırıcılık ruhu, yeniliklere uyma ve kendini yenileme alışkanlığı gibi özellikler kazandırılmalıdır. Üretim ve hizmetlerin kaliteli olmasının temelinde eğitim kalitesi yattığına göre eğitimdeki bu kalite hangi yollardan temin edilebilir? Bizim aslında bu sorumuzun cevabım aramaya çalışmamız gerekmektedir.!

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir